Blog Listem

30 Eylül 2018 Pazar

SOKRATESLE AKŞAM YEMEĞİ


İsmi ile bu kadar alakasız bir kitap okumamıştım diyordum ki ingilizce ismine bakınca taşlar yerine oturdu. "The Business Wisdom of Steve Jobs:250 Quotes from the innovator who changed the world.
Aylak Adam yayınları kitap ismini satış kaygısı ile oldukça değiştirmiş. Kitapta Steve Jobs'un çeşitli mecralarda söylemiş olduğu aforizmlar kitabıdır.

Altını çizdiğim cümleler;
*Her işte elinizden gelenin en iyisini yapın. Uyumayın! Başarı beraberinde yeni başarıları getirir, o yüzden başarıya aç olunç Mükemmelliyetçi , nitelikli insanları işe alın.

*Sektör konusunda Beatles'ı örnek alıyorum. Birbirlerinin olumsuz yanlarını kontrol altında tutan dört tane adamdı onlar.Birbirlerini dengelemişlerdi ve bütün , parçaların toplamından harikaydı. benim sektöre bakış açımda öyle: Sektördeki muhteşem işler tek kişi tarafından değil , daima bir ekip tarafından gerçekleştirilir.


*Başarısızlık riskini göze almaya devam ediyorlarsa , hala sanatçılar demektir. Dylan ve Picasso daima başarısızlıkları göze almışlardır.
* Zamanımız sınırlı , o yüzden başkasının hayatını yaşayarak çöpe atmayın o zamanı .. Diğer insanların fikirlerinin gürültüsünün , iç sesinizi bastırmasına izin vermeyin. En önemlisi de , yüreğinize ve içinizdeki sese kulak verecek kadar cesur olun. Her nasılsa , gerçekte nasıl biri olmak istediğinizi onlar zaten biliyorlar.
*Bir gün ölecek olduğunuzu bilmek , kaybedecek bir şeylerin olduğunu düşünme tuzağına düşmenizi engellemenin yoludur. Zaten çırılçıplak kalmışsınız . Kalbinizin sesini dinlememeniz için bir sebep yok.

ŞAHSİYET


Hakan Günday ve Onur saylak siz daha cok elele verin ki hafızasız toplum olduğumuzu kafamıza iyice işleyin ki toplumda bir nebze düzelme olsun . Pedofililere , sapıklara karşı içimizden geçenleri öyle güzel anltmışsız ki elinize sağlık. Oyuncular ,jenerik müzik hepsi de bir bütün olarak mükemmeldi.Bir kız annesi olarak size çok teşekkür ederim. 


Diziden çok sevdiğim cümleler

*

Sen adaletle hukuku birbirine karıştırıyorsun. Adalet başka bir şey, hukuk başka bir şey. Senin söylediğin hukuken olması gereken şey, o da hukuk varsa... Ama adalet başka bir şey; adalet bu. Zaten adalet dediğin ne ki? Nefsi müdafaa. İntikam, geç kalmış bir nefsi müdafaa. 


*

Zaten ne demiş şair: hayat hatıradır, unutursan ölürsün


Toplum olarak yavaş yavaş ölüyoruz farkında mısınız?






18 Eylül 2018 Salı

CİN AYNASI







Ercan Kesal'ı Nuri Bilge Ceylan filmlerinden tanıyordum ama hekim olduğunu bilmiyordum . Babamın kitaplığında görünce merak ettim , okudum. Kitapta hekimlik anılarının yanında 12 Eylül darbesi, Uludere olayı, Gezi parkı olaylarında vahşice öldürülen Ali İsmail Korkmaz, Hrant Dink gibi olaylardan bahsetmiş.Zaman zaman tekrarlara girse de sanki Ercan Kesal anlattı ben dinledim gibi hissettim. Sonuç olarak beğendiğimi söyleyebilirim.


Altını çizdiğim cümleler;
*Anılar belleğimizin bekçileridir, kalbinizi temizler. İyi bakın onlara.
 *Direnmek inanmakla ilgili bir şey. İnandığın şeyin bilincinde olmak.     

 *Kokular , resimler, sesler bizim yeniden hatırlamamızı sağlar ve tüm bunlar sadece bellek değil insanı insan yapan değerlerin de toplamıdır.


Senaryo ve yönetmenlik dersi verdiğim genç meslektaşlarımı kendi yaşamlarını incelemeye teşvik ediyorum. Bunu herhangi bir kitap veya metin için değil, kendileri için yapmalılar. Neler oldu? Sizi buralara ne getirdi? Bunu bilmek zorundasınız. Başlangıç noktası budur. Beni bu noktaya getiren şeyi anlamaya çalışıyorum, çünkü yaşamınızın inanılır, amaçsız bir analizini yapmadan hikaye anlatamazsınız Kendi hayatını anlamıyorsan ne hikayelerdeki karakterlerin ne de diğer insanların hayatlarını anlayabilirsin.
-Kieslowski




1 Eylül 2018 Cumartesi

MÜKAD- MÜHENDİS KADINLAR DERNEĞİ




Derneğimiz yapı, tesisat ve hizmet sektörlerinden gelen çalışan mühendis ve mimar kadınlar tarafından Şubat 2018'de kurulmuştur. Eğitimde kız çocuklarının aleyhine olan fırsat eşitsizliğini gidermeye yönelik genç mühendis ve mimarların eğitimine  katkıda bulunmak temel amaçları arasındadır. Bu amaçları gerçekleştirebilmek için dergi, kitap yayınlar çıkarma hedeflerinin yanında  Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerine katkı sağlayacak araştırma, değerlendirme, bilinçlendirme projeleri hazırlama – yürütme çalışmaları bulunmaktadır.


Bu güzel oluşuma ben de Haziran ayında dahil olarak denetim kurulu üyeliğine seçildim. Amacımız derneğimizin üye sayısını arttırarak başarılı çalışmalara imza atmaktır.Bu kıymetli  oluşuma tüm mühendis ve mimar kadınlarımızı bekliyoruz.
Çok sevgiler ,
Feride 



MECBURİYET





Zweig'e neden bu kadar hayran olduğumu bu 50 sayfalık kitapta daha iyi anladım. İnsanının iç dünyasını bu kadar iyi analiz eden , anlatmak istediğini dolandırmadan anlatan ender bir yazar çünkü.

Kitabımızın kahramanları  Paula ve ressam Ferdinand çifti svaaştan kaçarak İsviçre'de yaşamaktadır. Bir gün Ferdinand'a konsolosluktan savaşa çağrılma celbi gelir.  Karısı teslim olmasına şiddetle karşı çıkar. Önce, Ferdinand'a görev duygusu ağır basar ve teslim olmaya gider.


Tam sınırdayken savaş vahşetinden dönenleri görür. Gördüklerinden felce uğramış gibi orada öyle kalakalır ve insanlık suçuna ortak olmamak için tekrar dönüş trenine binerek evine , karısına döner. İçinde savaş ve vahşet olan tüm sonlar bu şekilde bitse değil mi?

Beni etkileyen cümleler;


.... Fakat kendi irademe rağmen gideceğim, onların güçlerinin korkunçluğu da bu değil mi zaten; insanın kendi iradesine , kendi inancına rağmen onlara hizmet etmesi değil mi, korkunç olan?

.....Ben de tek bir vazifem olduğunu biliyorum , insan olmak ve çalışmak. İnsanlığın ötesinde vatanım yok benim, insanları öldürmek gibi bir isteğim , hırsım yok, bunların hepsini biliyorum Paula.

....Mutluluğumuz için yıllarca uğraştık ve ben onu senin gibi devlete , cinayete senin kibrine ve zayıflığına kurban etmeyeceğim.


...Aksini düşünmene rağmen dünyanın işlediği bu en büyük suça ortak olacak mısın , olmayacak mısın? Çünkü itiraz etmeyen , karşı koymayan herkes suç ortağıdır. 

... İnsanlar , insanlar , bana ne insanlardan ? diye bağırdı karısı. Sen savaşta vurulup düştüğünde ya da eve sakat döndüğünde insanların bana ne faydası olacak? İnsanlar umurumda değil, onların merhametinden , sevgisinden , minnettarlığından bana ne?- Ben seni insan olarak , özgür bir insan olarak görmek istiyorum, özgür ve canlı. Özgür olmanı istiyorum, insana yakışır biçimde özgür olmanı istiyorum, ölüme koşan bir asker olarak değil.. 

EDEBİYAT MUTLULUKTUR


Bu sıralar bloguma girmeye fırsat bulamasam da bebekli bir çalışan olarak  iyi okuyorum. Bu yıl için hedef koyduğum  52 kitaba  emin adımlarla yaklaşıyorum. Genellikle  bir klasik ,ki  şu anda Karamazov Kardeşleri , bir de metroda okumak için ince kitapları tercih ediyorum. Böylelikle daha çok kitap bitirip hayatıma yenilikler katıyorum.

Zülfü Livaneli bu kitabında Vatan gazetesinde yazdığı yazılardan edebiyat ile ilgili olanları derlemiş. Okurken çok keyif aldım. Yalnız son sayfasında Yaşar Kemal ile ilgili olan kısım Yaşar Kemal 'i anlattığı kitapta da olduğundan sıkıcı buldum.  Bu kitapla birlikte okunacaklar listem yine kabardı.

Alıntını çizdiğim cümleler;

* Rönasans yaratıcılığı insanların birden fazla disiplinle meşgul olması ve bir çok alanda eser vermesi anlamına gelir. Bir şair aynı zamanda ressam da olabilir, tıp alanında da çalışabilir , müzik de besteleyebilir. Hatta ondan böyle bir insan olması beklenir. Rönasans hümanisti evrensel düşünmeli , birkaç dil konuşmalı , felsefe ile ilgilenmeli, şiir yazmalı ve bu alanlarda eser vermelidir. Rönasans aydını böyle bir insandır. Ve tarih boyunca hiç kimse şaşırmamıştır bu duruma.20.yy insanı başarıya odaklanmıştır. Kariyer saplantısına düştüğü için bu kavrama sırt çevirmiştir. Bu nedenle tek boyutlu yarartıcılr normal karşılandı.

* Bugünkü sıkıntılarımızın temelinde kimliğimizi , kişiliğimizi yitirmenin bizi biz yapan değerleri dışlayıp taklit değerlerin peşine takılmamnın kısacası bir kültür krizinin yattığına inanıyorum. 

* Bertolt Brecht'in eserlerini besteleyen ünlü Alman besteci Hans Eisler şöyle diyordu:
"Sadece müzikten anlayan , müzikten hiçbir şey anlamaz.