Blog Listem

29 Aralık 2016 Perşembe

Ayva Tatlısı




Bu kışın çetin geçeceğini ayvaların lezzetinden anlamıştım;) Her kış misafirlerimi  ayva tatlısı ile ağırlarım.Videolu anlatımı da bulunan bu lezzetli tarifi http://kekevi.com/2011/11/28/video-ayva-tatlisi/ adresinden izleyip yapmanızı tavsiye ediyorum.

Not: Tatlıya kırmızılığını veren lohusa şekeri bu arada;)

Çok sevgiler,

Feride


20 Aralık 2016 Salı

Gömülü Şamdan

Bir kitap alışverişimde o kadar çok Zweig kitapları almışım ki her okuduğum iki kitaptan beri ona ait şu sıralar. Bu durumdan şikayetçi değilim çünkü çok beğeniyorum kısa romanlarını.Bu arada İş Bankası Yayınları'nın başarılı çevirilerinin de payı var onu sevmemde.

Gelelim kitaba, Yahudilerin kutsal emaneti yedi kollu şamdan 455 yılında Roma'yı yağmalayan Vandalların eline geçmiştir. Bu durum Yahudi cemaatini çok üzer. Cemaatin yaşlıları gelecek kuşaklara anlatması için yanlarına yedi yaşında olan Benjamin'i alarak kutsal şamdanı denizaşırı yolculuğa uğurlarlar. Yıllar geçer, Roma artık Bizans'ındır. Benjamin şamdanı vermesi için Bizans imparatoru İustanianos'a vermesi için yalvarmaya gider. Ancak, Bizans imparatoru kabul etmez şamdanının Kudüs'e gönderilmesini ister.Benjamin büyük hayalkırıklığına uğrar.
İmparatorun kuyumcusu Zekeriya,  o yaşlı Yahudi cemaatinden adamın torunun oğlu çıkar. Benjamin'e şamdanın aynısından yapacağını aslının kendilerinde kalabileceğini söyler.İkisinin arasında sır olacak bu olayla, şamdanı artık tüm kötülükerden koruyabileceklerdir. Benjamin şamdanı tabutla birlikte gömer. Ardından, hayatını adadığı şamdanı emin ellere vermiş olmanın huzuruyla ölür.

Kısaca vakit bulursanız okumanızı tavsiye ederim.
Çok sevgiler,
Feride



14 Aralık 2016 Çarşamba

1984

Uzun süredir bir kitabı okurken bu kadar çok gerilmemiştim.Kurgulanan dünya ve olayların oluş biçimi 1984'ü neden en iyi distopya kitapları arasında olması gerektiğini gösteriyor.Ayrıca Orwell'ın bu kitabı 1948'de yazması ona hayranlığımı bir kez daha arttırdı.
Geçmişin sürekli güncellendiği, baskıcı, karanlık ve bunu kabullen insanlar arasında bu durumu sürekli sorgulayan ana karakter Winston gibi sürekli geçmişi, geleceği sorgulamaya başladım.Kitapta aksiyon çok fazlaydı. Gerilmemin sebebi Büyük Birader tarafından yaptığınız her şeyin, düşüncelerinizin bile sürekli izlendiği bir ortamda geçiyor olmasıydı. 1984'ü herkes okumalı diye düşünüyorum

Kitapta altı çizilesi pek çok cümle vardı. Bazıları;

-Akıllılık çoğunluğa bakılarak ölçülemez.
-En iyi kitaplar insana zaten bildiklerini söyleyen kitaplardır.
-Savaş tüketim malları fazlasını eritmekle kalmaz, aynı zamanda hiyerarşik bir toplumun istediği zihinsel ortamın korunmasına destek olur.

Çok sevgiler,

Feride


Nun Masalları


Nazan Bekiroğlu 'nun okuduğum ikinci kitabı Nun Masalları. Kitap, Hattat ve Padişah, Genç Mezarlık Bekçisi, Genç Kalfa ve Son Padişah ve son kısımda Bahçeli Tarih, Akşamın Ağası ve Kara Yağmur bölümlerinden oluşuyor. Son kısımda da Nazan Bekiroğlu'nun doktora tez konusunu oluşturan Şair Nigar Hanım ile ilgili öyküsü mevcut. Ben en çok Genç Mezarlık Bekçisi, Genç Kalfa ve Son Padişah öyküsünü beğendim. Şimdi de sırada Nar Ağacı kitabını okuyacağım.

Kitapta sevdiğim cümlelerden birkaç alıntı;

-Yağmurdan sonra toprağın kokusu olsun diye ,
yoktu suyun kokusu
-Göğsünden ilk sütü emdiği an. Öyle yükseldiki ruhu Havva'nın başı arş-a rahmana vardı. Cennetten sürgün edilmiş kadının cennet ayaklarının altındaydı.

Çok sevgiler,
Feride

Beyaz Geceler


Beyaz Geceler 94 sayfalık  1 günde kolaylıkla okunabilinecek bir öykü kitabı. Öykü'nün hayalperest anlatıcısı sokaklarda dolaşırken Nastenka adlı genç kızla tanışır. Nastenka'da onu bir yıl sonra döneceğini söylediği, aşık olduğu adamı beklemektedir.İkinci bulışmalarında aralarında dostluk başlar ve Nastenka'da kendi hayat hikayesini paylaşır.Kahramanımız Natenka'dan çok hoşlanır. Dört geceden oluşan öykü ne yazık ki kahramanımızın hayal kırıklığı ile noktalanır. Ben bu kitabı çok sevdim çünkü insanların yalnızlıkla mücadelesini, sevilme ihtiyacını, yalnızlık ve hayal ilişkisini çok güzel anlatmıştır.Vakit bulursanız okumanızı tavsiye ederim.
Çok Sevgiler,
Feride

27 Kasım 2016 Pazar

Yakıcı Sır

Zweig hayranı olarak yine bir kısa romanı ile karşınızdayım.Kitabın konusu annesi ile bir otelde kalan çocuğun baron ile tanışması ile başlar. Baron çocuğun annesi ile yakınlaşabilmek için onu kullanmaya başlar.En sonunda annesi ile tanışarak bunu başarır. Çocuk annesi ile baron arasındaki ilişkiden rahatsız olmaya başlar ve olaylar gelişir. Bir çocuk gözünden anlatılan bu kitapta aslında bizler açısından sır yok. Onun gözünden yapılan anlatımı çok ilgi çekiciydi. Çevirisi çok akıcı olan bu kitabı aynı gün içinde tamamlayabilirsiniz.

Çok sevgiler,
İyi haftalar,
Feride

21 Kasım 2016 Pazartesi

Gazap Üzümleri


"Gazap Üzümleri" 1929 bunalımını en iyi anlatan roman diye söz edilmişti ekonomi dersimizde. Büyük Buhran döneminde yaşananları, göç yollarını, sefaleti, toprakları ellerinden alınan binlerce aileden olan Joad ailesini anlatıyor. Oklahamada tarlalarına ve evlerine el konulan bütün aileler gibi Joad ailesi de herkes gibi göçe çıkar, Kaliforniya'da tarlalar verimlidir, her yer meyve bahçesidir, çok sayıda işçiye ihtiyaç vardır.Altlarında bütün umutlarını ve paralarını yatırdıkları külüstür arabaları ile yola çıkarlar. Evet Kaliforniya'ya ulaşırlar ancak işsizlik, düşük ücretler, sefalet yakalarını bırakmaz. Kitapta beni en çok "anne" karakterinin metaneti, birleştiriciliği etkiledi. Vaktiniz olursa okumanızı tavsiye ederim.

Not: Steinbeck kitabın sonunda " Roman Charity"'e atıfta bulunmuş.Bilmiyordum, araştırmalarım sonucunda öğrendim, paylaşmak istedim.

Çok sevgiler,
Feride




7 Kasım 2016 Pazartesi

Kiralık Konak




Lise yıllarında edebiyat dersinde okumamız zorunlu tutulmuş ben yine okumamakta direnmiştim.Kitabın ana karakterleri Naim Efendi, Seniha, Hakkı Celis ,Faik.Naim Efendi ve konağı eskiyi (Osmanlı)  temsil ederken, Seniha ve Faik ise Tanzimatla başlayan batılılaşmayı temsil eden karakterler.Kitap 1908- 1920 yıllarında geçiyor.Oldukça akıcı bir kitap.

Feride

NEŞE'DERT'AŞK

Neşet Ertaş diye yazılır.
Neşe Dert Aşk diye okunur.

Geçen seneden beri gitmek istediğim ama bir türlü bilet bulamadığım oyunu geçen hafta Cüneyt Gökçer sahnesinde izleme fırsatını buldum. Aşk teması üzerinden işlenen Neşet Ertaş türküleriyle kâh ağlattı kâh güldürdü. Özellikle Alpay Ulusoy'un oyunculuğuna, Mert Kılıç'ın bağlama çalışına, sesine  hayran kalmamak mümkün değil. Bilet alabilmek için programdan  13 gün önce saat 10:00'da Devlet Tiyatroları gişelerinden almak gerekiyor.Aksi halde bilet bulmak mümkün değil;(

Aklımda kalanlar;

-Kadın başkadır bizden ; biz insanoğluyuz, kadın insandır.

-Kadın ana iken verdiğini, yâr iken ister onun için iki büyük nimetim var; biri anam biri yârim.
Sevgiler,
Feride

Korku Ruhu Kemirir/Stefan Zweig


Aforizmalar serisi Aylak Adam yayınlarından çıkmış 16 setlik bir dizi. Ben de seriyi okumaya Stefan Zweig ile başladım. Aforizma duygu, düşünce veya ilkeleri kısa ve öz biçimde anlatan cümlelerdir. Bu kitapta altı çizilesi pek çok cümle vardı. Aşağıda birkaçını paylaşmak isterim:

-Doğuştan gelen bir çalışma gücü, asla gizlenemez veya kilit altında tutulamaz. Bir sanat çalışması zamanla unutulabilir, yasaklanabilir ve reddedilebilir fakat o çalışmanın özü daima geçiciliğinden üstün gelir.

-Hata yapmaktan çekinmeyin.Bir deha tarafından el atıldığında ve şans da yaver gittiğinde, en aptalca hatadan bile en üstün gerçeklik doğabilir. Bilimin her alanında varılan yanlış hipotezlerden ortaya çıkmış yüzlerce hatta binlerce önemli icat vardır.

-Hayat belirli bir amaca yönlendirilmedikçe, anlamsızdır.

-Belirsizlik, kesinlikten çok daha kötüdür;kısa süreli olan büyük bir korku, belirsiz fakat hiç bitmeyen bir korkudan daha az zahmet verir.

-İnsan her şeyden kaçabilir, kendinden kaçamaz.

Ve daha nice anlamlı özdeyişleri barındıran güzel kitap okumanızı tavsiye ederim.
Keyifli haftalar,
Feride

30 Ekim 2016 Pazar

Gypsophila





Genellikle çiçeklerin arasına konulan bu zarif, naif  çiçeğe haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Onlar ayrıca bir güzellik bence. Çövengillerden gelme bir güzellik çiçekçi dilinde cipso olarak söylenegelmektedir.






Sevgiler,
Feride

Denemeler



 Ortaokul yılları zamanında Türkçe öğretmenimiz Denemeler'i mutlaka okumamız gerektiğini yıl boyunca vurgulayıp durmuştu.Ben o dönemlerde belki ergenlik çağının verdiği psikoloji ile dikte ettirilen kitapları okumadım ama hep aklımda kaldı. Geçenlerde Armada D&R'da indirimli olarak görünce hemen aldım. Ve bu zamana kadar okumadığıma bin pişman oldum. Özellikle "Kendimizi Anlatmak, Hayat ve Felsefe , Kanunlar Üstüne, Dostluk Bağları, Kendimizi İnceleme,Kanunlar, Kitapların Değeri" denemelerini çok beğendim.

Birkaç sevdiğim cümleleri de paylaşmak isterim;

-En iyisi gençlerde öğrenme hevesini ve sevgisini uyandırmaktır, yoksa kitap yüklü birer eşek yaparız onları, kırbaç zoruyla bilim dolu bir çanta taşıtıyorlar onlara;oysa bilimi evimizde saklamak yetmez, evlenmek gerek onunla.
-Yılların elimizden çekip aldığı yaşama zevkini dişimiz tırnağımızla savunmalıyız.
-Ah bir dost! Eskiler dostluğun sudan ve ateşten daha zorunlu ve daha tatlı olduğunu söylerler, ne doğru.
-Ben insanın iş görmesini, yaşama çabasını uzatabildiği kadar uzatmasını isterim. Ölüm lahanalarımı dikerken bulmalı beni;ama ölüm korkusu, hele kusurlu bahçemi yitirme korkusu içinde değil.

Bol okumalı haftalar dilerim.
Feride


5 Eylül 2016 Pazartesi

Uçurtma Avcısı


Uçurtma Avcısı uzun zamandır okunmayı bekleyen kitaplarım arasındaydı. Kitabın kurgusunu çok beğendim. Afganistan'ın değişimini Emir , Hasan , Baba, Ali , Rahim Han üçgeninde çok güzel anlatmış. Monarşiden Rus işgali ile yaşananlar ve kurtuluşları sandıkları Taliban'ın yaptığı zulümler korkunçtu. Kimi bölümlerde gözyaşlarımı tutamadım. Okumanızı tavsiye ederim.

Çok sevgiler,
Feride

28 Temmuz 2016 Perşembe

WHERE TO INVADE NEXT?

Sanıyorum yaklaşık bir senedir ne yazık ki sinemaya gitmiyordum. Okuldaki hocam bu belgeselden birkaç ay önce övgü ile bahsetmişti.Tesadüfen geçtiğimiz hafta sonu Büyülü Fener 'in sitesinde vizyonda olduğunu görünce çok sevindim.

Micheal Moore diyor ki, madem biz Amerikalılar işgal etmeyi alışkanlık haline getirdik, o halde biz de Avrupa'yı işgal edip oradaki güzel uygulamaları alıp uygulayalım. Moore'un tek kişilik ordusunun yaptığı işgalde 3 kural var; kimseye ateş etmeyecek, petrol yağmalamayacak ve Amerikalıların faydasına bir şeyle dönecek.İzlerken hem çok bilgilendim hem de çok eğlendim. Ayrıca Micheal Moore'un belgeselde geçen bir sözü ile noktalamak istiyorum."Ben çiçekleri toplamayı tercih ediyorum, otları bulmayı değil." Daha fazla ayrıntı vermeyeyim , hazır vizyondayken izleyin;)

Çok sevgiler,

Feride




Dedem Mehmet Akif


Mehmet Akif' Ersoy hakkında çok fazla kitap okumamıştım. Başlangıç olarak torunları Selma ve Ferda Argon tarafından anlatılan"Dedem Mehmet Akif" kitabı ile başlamam uygun oldu. Kişiliği, kararlılığı, dürüstlüğü , ailesine ve çocuklarının eğitimine, temizliğe verdiği önem bende bir kez daha hayranlık uyandırdı. Okumanızı tavsiye ederim.


Çok sevgiler,
Feride

21 Temmuz 2016 Perşembe

Mürebbiye


Kitap 4 öyküden oluşmaktadır. Bunlar Mürebbiye, Yaz Novellası, Geç Ödenen Borç ve Kadın ve Yeryüzü. Çevirisi çok düzgün bir çırpıda okunabilecek bir kitap. Ben en çok Geç Ödenen Borç öyküsünü beğendim.
Çok sevgiler

17 Temmuz 2016 Pazar

Hırsız ve Köpekler


Necib Mahfuz ismini instagramda takip ettiğim kitap kurdu arkadaşım sayesinde keşfettim.1988 yılında Nobel ödülü almış ilk müslüman yazardır. Kitapta ailesi ve arkadaş çevresi tarafından ihanete uğramış Said Mahran'ın intikam hikayesini anlatılıyor.Konusunu çok beğendim. Ancak sanıyorum ki çevirisinin  arapçadan değil de ingilizceden yapılmasının etkisiyle kitaptan istediğim tadı alamadım.

Sevgilerimle

12 Temmuz 2016 Salı

Babalar ve Oğullar



Turgenyev klasiği bu romanı Hasan Ali Yücel klasikler dizisinden okudum.Daha önce neden okumadım diye hayıflandım doğrusu.Yazar okuru karakterler ile öyle güzel tanıştırıyor ki okurken kafamda filmini bile çektim;) Nihilizm kavramını Bazarov karakteri ile ustalıkla işliyor. Bu arada 1862 Rusya'sında geçen bu romanda babaların oğullarının seçimlerine nasıl saygı duydukları ve onlara nasıl güvendikleri çok ilgimi çekti.Bu zamanlarda bile bunu kavrayamamış o kadar ebeveyn var ki çevremde.

Kısaca okumanızı tavsiye eder, iyi haftalar dilerim.

Feride




10 Temmuz 2016 Pazar

Mutluluğun Büyüğü Küçüğü Olmaz
































Öncelikle geçmiş bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum.Umarım  dilediğiniz güzellikte geçmiştir.
Orkide menekşeden sonra en sevdiğim çiçek. Bu orkideyi yaklaşık 3 sene önce Bauhaus'tan almıştık. Ancak o günden bu yana boğumlarından kesmeme rağmen hiç çiçek açmadı.Sebebini evimin hiç güneş almamasına bağlardım ve çok üzülürdüm. Ancak instagramda gezinirken bir yakınım o şahane orkidelerini her hafta musluk suyu ile yıkadığını paylaşmış. Ben de kaybedecek bir şeyim yok diye düşünüp yıkamaya başladım. Ve sonuçta bu güzel tomurcuklar son günlerde bana mutluluk kaynağı oldu.Gerçekten mutluluğun büyüğü küçüğü yok. Her gün adım adım çiçek açışına şahit olmak şahane bir duygu.Çiçekleri iyice açsın o halini de paylaşmayı planlıyorum.

Çok sevgiler,
Feride








3 Temmuz 2016 Pazar

RUHİ MÜCERRET



 Ruhi Mücerret'i yorumlara bile bakmadan kapak tasarımına bayıldığım için aldığımı itiraf etmeliyim;) Günümüz tüketim alışkanlıklarını  tatlı tatlı çaktırmadan eleştiren harika bir roman kendisi.


Okurken çok keyif  aldım şu keyifsiz geçen günlerde;) Altını çizdiğim pek çok cümle oldu.Aşağıda bazılarını paylaştım:

1- “hayat nasıl gidiyor?”
“yaşayan birine sor.”

2. geçmişte kalan her şey kısa sürmüş demektir.


3. cepheye gittim. nefer olarak. rütbem zekâ gerektirmiyordu. diğer tüm askeri rütbeler gibi.4. şikâyet etme. evlilik dediğin kadına dırdır etmek yetkisi, erkeğe de somurtma imtiyazı veren kutsal bir bağdır.


5. milyonlarca aptal gibi o da normal görünüyor.


6. zevk sahibi olmak, nelerin hoşumuza gittiğiyle alakalı değildir. zevklerimizi araştırarak edinir, tarzımızı düşünerek oluştururuz. 


7. bu kadın, şişelenmiş yıldırıma benziyordu. kâinat güzeli seçilmediyse adaylığını koymadığındandır.


8. hatırlananlar, yaşananlarla örtüşmez; anlatılanlar da hatırlananlarla.



Çok sevgiler,

Feride

Venedik'te Ölüm




İlk defa bir Thomas Mann kitabı okudum.1929'da Nobel ödülüne layık görülmüş Mann. Yazar bu uzun öyküsünda ünlü yazar Ashenbach 'ın genç Polonyalı karşında büyülenir. Sanatçı varoluşunu aşk ve ölüm simgeleriyle harmanlanmış Mann.Ayrıca Luchino Visconti tarafından sinemaya da uyarlanmış bu eser.

Çok sevgilerimle,
Feride

23 Mayıs 2016 Pazartesi

Bitmeyen Aşk



İlk defa bir Pınar Kür kitabı okudum ve pek keyif aldım. Karşınızda 630 sayfalık bitmeyen bir aşk romanı:) Yazarın üçüncü bir göz olarak aşka dahil olması kitabı daha da keyifli hale getirdi. Okumanızı tavsiye eder, keyifli haftalar dilerim.

Feride

4 Mayıs 2016 Çarşamba

Dünya Ağrısı











Ayfer Tunç Türk Edebiyatında en sevdiğim yazarlar arasında."Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek" kitabı haricinde tüm kitaplarını okudum, hayran kaldım. Dünya Ağrısı'nı 2014 yılında almıştım ancak o zaman birkaç kez okumaya başlamış , devamını getirememiştim ki bu bir Ayfer Tunç kitaplarında ilk kez yaşadığım bir durumdu. Ancak nedenini şimdi anlıyorum. Anlatımı akıcı ancak karanlık bir kitap. Bu aralar depresifseniz  bu kitabı okumayı ertelemelisiniz diye düşünüyorum. Onun dışında altını çizdiğim o kadar çok cümle var ki.Nacizane küçük eleştirim kitabın  sonunun aceleye getirilmiş hissi uyandırması oldu bende. Ama yine de okumanızı tavsiye ederim, kesinlikle zaman kaybı olmaz.

Alıntılar;
-İnsan bir uçurumdur.
-...Hayatta böyle mucizeler yok.Kıssadan hisseler güzel uydurulmuş, sadece dinlemeye teşne olanlara faydalı yalanlar.İnsan öyle filmlerdeki gibi dersini alıp değişmiyor, kafaya darbe yiyip aklı başına gelmiyor.İnsan hamurundaki mayayı değiştiremiyor, hamur bir prça sakinleşiyor sadce, o kadra, belki de yaşlandığı içindir.
---Dünya bir ağrı, hepimizde var ve hepimiz aynıyız.
-Cihanda aşk lazımmış meğer.Belki de tek gerçek anlam buydu ama geri dönüp hayatını değiştiremez."Alemde aşk olmasa köpekten aşağı olurd halimiz."
-...Hem aşk en iyi ihtimalle hastalıktır, çoğu zaman iyileşirsin, iyileşemezsen de ölürsün.
-İnsan yaşlandıkça kısalmasının nedeni bu, kemiklerin kısalmasıyla ilgisi yok, yerçekimi denen şey dünyanın yorgunluğu aslında, bizi yere çeken şey dinmeyen bu yorgunluk.



Çok sevgiler,

Feride

7 Nisan 2016 Perşembe

Hoşgeldin Nisan






































Yaklaşık üç aydır sabahları düzenli olarak yürüyüş yapmaya başladım. Havalar ısındıkça ağaçlar çiçek açtıkça daha bir sevmeye başladım yürümeyi. Bu kareleri süsleyen güzelliği de yürüyüşüm esnasında buldum.

Çok sevgiler,

Feride