Blog Listem
book etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
book etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Şubat 2017 Salı
Yaza Yolculuk
Tomris Uyar okumaya geçen sene başladım. Otuzların Kadını, Aramızdaki Şey, İpek ve Bakır öykü kitaplarını okudum. Yaza Yolculuk ise bu soğuk kış günlerinde bana kısacık da olsa yazı getiren harika öykülerden oluşan bir kitap. Tomris Uyar bu öyküleriyle Sait Faik Ödülüne layık görülmüş. Özellikle "Gülümsemeyi Unutma" ve "Ölen Otelin Müşterileri" öykülerinden ayrıca bir keyif aldım.
Çok sevgiler,
Feride
27 Şubat 2017 Pazartesi
OSMANCIK
Osmancık, Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarını anlatan belli ki ciddi araştırmalar sonucu yazılmış harika bir Tarık Buğra romanıdır.Kitap, Osman Bey'in Osmancık'tan Osman Gazi Hana dönüşümünün öyküsünü anlatmaktadır. Özellikle kayın pederi Şeyh Edebali'nin nasihatleri ile karakterinin ve hayata bakışının şekillenmesi kısımları beni çok etkiledi.
Şeyh Edebali'nın o etkileyici öğütlerinden bazıları:
Dünya'yı bize büyük gösteren bizim küçüklüğümüzdür.Hırsımız, sabırsızlığımız, bencilliğimizdir. Önce bunların yüzünden küçülüyor, sonra da dünyayı çok büyük görüyoruz.
Ey Osmancık; beğsin. Bundan sonra öfke bize, uysallık sana; güceniklik bize, gönül alma sana;suçlama bizde, katlanma sende;bundan böyle, yanılgı bize, hoş görmek sana; aciz bize, yardım sana; geçimsizlikler, uyuşmazlıklar,anlaşmazlıklar bize;adalet sana; kötü göz bize şom ağız bize haksız yorum bize, bağışlama sana.Ey Osmancık; bundan böyle, bölmek bize, bütünlemek sana;üşengenlik bize, gayret sana;uyuşukluk bize, rahat bize, uyarmak şevklendirmek, gayretlendirmek sana.
Kısaca tarih kitaplarında bulamayacağınız detaylarla Kayı Boyu'ndan Osmanlı İmparatorluğu'na götüren karakteri ve anlayışı ile Osman Bey'i tanımak adına okunması gereken bir kitaptır.
Çok sevgiler,
Feride
MARTI JONATHAN LIVINGSTON
Martı'yı ikinci okuyuşum aslında. https://kitapgunesim.blogspot.com.tr/ 'de bir zamanlar yasaklı kitaplar arasında olduğunu öğrenince nedense tekrar okuma ihtiyacı hissettim. Jonathan sürüden çıkan, yaşamanın pek çok keyifli yönünü keşfe çıkan bir martıdır. Cesaretimizle cehaletimizi kırıp, becerilerimizi , yeteneklerimizi ve zekamızı kullanarak kendimizi bulabilir,kendimiz olabiliriz. En önemlisi nasıl özgür olunabilineceğini en iyi anlatan öykülerden biridir.
Altı çizilesi pek çok cümle vardı:
..."Hangi sorumsuzluk kardeşlerim?" diye bağırdı.Yaşamın gerçek anlamını arayan, bulmaya çalışan bir martıdan daha sorumluluk sahibi biri olabilir mi? Bin yıldır yaptığımız tek şey balık peşinde koşmak. Artık yaşamak için bir nedenimiz olmalı;öğrenmek, keşfetmek , özgür olmak gibi.
...Cennet bir yer, bir mekan değildir, bir zaman dilimi değildir. Cennet öğrenmektir, mükemmelliktir.
....Çünkü rakamlar sınırları belirler; iyinin, mükemmelin sınırları yoktur.Mükemmel hıza ulaşmak oğlum, orada olmak demektir.
...Eğer ne yaptığını iyi biliyorsan her zaman başarırsın. Başarmak için ne yaptığını bilmek gerek.
...En yüksekten uçan martı, en uzağı görendir.
... Düşüncelerinizin zincirlerinden kurtulun, bedenlerinizin zincirlerini kırın...
... Uçmak bir martının en doğal hakkı, özgürlük onun doğasında varsa; gelenekler, batıl inançlar ya da herhangi bir şekildeki sınırlandırmalar, tümü bir kenara bırakılmalıdır.
Çok sevgiler,
Feride
Etiketler:
book,
Jonathan Livingston,
Martı,
read,
richard bach
14 Aralık 2016 Çarşamba
Nun Masalları
Nazan Bekiroğlu 'nun okuduğum ikinci kitabı Nun Masalları. Kitap, Hattat ve Padişah, Genç Mezarlık Bekçisi, Genç Kalfa ve Son Padişah ve son kısımda Bahçeli Tarih, Akşamın Ağası ve Kara Yağmur bölümlerinden oluşuyor. Son kısımda da Nazan Bekiroğlu'nun doktora tez konusunu oluşturan Şair Nigar Hanım ile ilgili öyküsü mevcut. Ben en çok Genç Mezarlık Bekçisi, Genç Kalfa ve Son Padişah öyküsünü beğendim. Şimdi de sırada Nar Ağacı kitabını okuyacağım.
Kitapta sevdiğim cümlelerden birkaç alıntı;
-Yağmurdan sonra toprağın kokusu olsun diye ,
yoktu suyun kokusu
-Göğsünden ilk sütü emdiği an. Öyle yükseldiki ruhu Havva'nın başı arş-a rahmana vardı. Cennetten sürgün edilmiş kadının cennet ayaklarının altındaydı.
Çok sevgiler,
Feride
Etiketler:
book,
kitap,
nazan bekiroğlu,
nun masalları
7 Kasım 2016 Pazartesi
Korku Ruhu Kemirir/Stefan Zweig
Aforizmalar serisi Aylak Adam yayınlarından çıkmış 16 setlik bir dizi. Ben de seriyi okumaya Stefan Zweig ile başladım. Aforizma duygu, düşünce veya ilkeleri kısa ve öz biçimde anlatan cümlelerdir. Bu kitapta altı çizilesi pek çok cümle vardı. Aşağıda birkaçını paylaşmak isterim:
-Doğuştan gelen bir çalışma gücü, asla gizlenemez veya kilit altında tutulamaz. Bir sanat çalışması zamanla unutulabilir, yasaklanabilir ve reddedilebilir fakat o çalışmanın özü daima geçiciliğinden üstün gelir.
-Hata yapmaktan çekinmeyin.Bir deha tarafından el atıldığında ve şans da yaver gittiğinde, en aptalca hatadan bile en üstün gerçeklik doğabilir. Bilimin her alanında varılan yanlış hipotezlerden ortaya çıkmış yüzlerce hatta binlerce önemli icat vardır.
-Hayat belirli bir amaca yönlendirilmedikçe, anlamsızdır.
-Belirsizlik, kesinlikten çok daha kötüdür;kısa süreli olan büyük bir korku, belirsiz fakat hiç bitmeyen bir korkudan daha az zahmet verir.
-İnsan her şeyden kaçabilir, kendinden kaçamaz.
Ve daha nice anlamlı özdeyişleri barındıran güzel kitap okumanızı tavsiye ederim.
Keyifli haftalar,
Feride
Etiketler:
aforizmalar,
blogger,
book,
read,
Stefan Zweig
30 Ekim 2016 Pazar
Denemeler
Ortaokul yılları zamanında Türkçe öğretmenimiz Denemeler'i mutlaka okumamız gerektiğini yıl boyunca vurgulayıp durmuştu.Ben o dönemlerde belki ergenlik çağının verdiği psikoloji ile dikte ettirilen kitapları okumadım ama hep aklımda kaldı. Geçenlerde Armada D&R'da indirimli olarak görünce hemen aldım. Ve bu zamana kadar okumadığıma bin pişman oldum. Özellikle "Kendimizi Anlatmak, Hayat ve Felsefe , Kanunlar Üstüne, Dostluk Bağları, Kendimizi İnceleme,Kanunlar, Kitapların Değeri" denemelerini çok beğendim.
Birkaç sevdiğim cümleleri de paylaşmak isterim;
-En iyisi gençlerde öğrenme hevesini ve sevgisini uyandırmaktır, yoksa kitap yüklü birer eşek yaparız onları, kırbaç zoruyla bilim dolu bir çanta taşıtıyorlar onlara;oysa bilimi evimizde saklamak yetmez, evlenmek gerek onunla.
-Yılların elimizden çekip aldığı yaşama zevkini dişimiz tırnağımızla savunmalıyız.
-Ah bir dost! Eskiler dostluğun sudan ve ateşten daha zorunlu ve daha tatlı olduğunu söylerler, ne doğru.
-Ben insanın iş görmesini, yaşama çabasını uzatabildiği kadar uzatmasını isterim. Ölüm lahanalarımı dikerken bulmalı beni;ama ölüm korkusu, hele kusurlu bahçemi yitirme korkusu içinde değil.
Bol okumalı haftalar dilerim.
Feride
5 Eylül 2016 Pazartesi
Uçurtma Avcısı
Uçurtma Avcısı uzun zamandır okunmayı bekleyen kitaplarım arasındaydı. Kitabın kurgusunu çok beğendim. Afganistan'ın değişimini Emir , Hasan , Baba, Ali , Rahim Han üçgeninde çok güzel anlatmış. Monarşiden Rus işgali ile yaşananlar ve kurtuluşları sandıkları Taliban'ın yaptığı zulümler korkunçtu. Kimi bölümlerde gözyaşlarımı tutamadım. Okumanızı tavsiye ederim.
Çok sevgiler,
Feride
21 Temmuz 2016 Perşembe
Mürebbiye
Kitap 4 öyküden oluşmaktadır. Bunlar Mürebbiye, Yaz Novellası, Geç Ödenen Borç ve Kadın ve Yeryüzü. Çevirisi çok düzgün bir çırpıda okunabilecek bir kitap. Ben en çok Geç Ödenen Borç öyküsünü beğendim.
Çok sevgiler
17 Temmuz 2016 Pazar
Hırsız ve Köpekler
Necib Mahfuz ismini instagramda takip ettiğim kitap kurdu arkadaşım sayesinde keşfettim.1988 yılında Nobel ödülü almış ilk müslüman yazardır. Kitapta ailesi ve arkadaş çevresi tarafından ihanete uğramış Said Mahran'ın intikam hikayesini anlatılıyor.Konusunu çok beğendim. Ancak sanıyorum ki çevirisinin arapçadan değil de ingilizceden yapılmasının etkisiyle kitaptan istediğim tadı alamadım.
Sevgilerimle
Etiketler:
book,
hırsız ve köpekler,
kitap,
necib mahfuz
12 Temmuz 2016 Salı
Babalar ve Oğullar
Turgenyev klasiği bu romanı Hasan Ali Yücel klasikler dizisinden okudum.Daha önce neden okumadım diye hayıflandım doğrusu.Yazar okuru karakterler ile öyle güzel tanıştırıyor ki okurken kafamda filmini bile çektim;) Nihilizm kavramını Bazarov karakteri ile ustalıkla işliyor. Bu arada 1862 Rusya'sında geçen bu romanda babaların oğullarının seçimlerine nasıl saygı duydukları ve onlara nasıl güvendikleri çok ilgimi çekti.Bu zamanlarda bile bunu kavrayamamış o kadar ebeveyn var ki çevremde.
Kısaca okumanızı tavsiye eder, iyi haftalar dilerim.
Feride
3 Temmuz 2016 Pazar
RUHİ MÜCERRET
Ruhi Mücerret'i yorumlara bile bakmadan kapak tasarımına bayıldığım için aldığımı itiraf etmeliyim;) Günümüz tüketim alışkanlıklarını tatlı tatlı çaktırmadan eleştiren harika bir roman kendisi.
Okurken çok keyif aldım şu keyifsiz geçen günlerde;) Altını çizdiğim pek çok cümle oldu.Aşağıda bazılarını paylaştım:
1- “hayat nasıl gidiyor?”
“yaşayan birine sor.”
2. geçmişte kalan her şey kısa sürmüş demektir.
3. cepheye gittim. nefer olarak. rütbem zekâ gerektirmiyordu. diğer tüm askeri rütbeler gibi.4. şikâyet etme. evlilik dediğin kadına dırdır etmek yetkisi, erkeğe de somurtma imtiyazı veren kutsal bir bağdır.
5. milyonlarca aptal gibi o da normal görünüyor.
6. zevk sahibi olmak, nelerin hoşumuza gittiğiyle alakalı değildir. zevklerimizi araştırarak edinir, tarzımızı düşünerek oluştururuz.
7. bu kadın, şişelenmiş yıldırıma benziyordu. kâinat güzeli seçilmediyse adaylığını koymadığındandır.
8. hatırlananlar, yaşananlarla örtüşmez; anlatılanlar da hatırlananlarla.
Çok sevgiler,
Feride
Etiketler:
blogger,
book,
kitap,
murat menteş,
ruhi mücerret
23 Mayıs 2016 Pazartesi
Bitmeyen Aşk
İlk defa bir Pınar Kür kitabı okudum ve pek keyif aldım. Karşınızda 630 sayfalık bitmeyen bir aşk romanı:) Yazarın üçüncü bir göz olarak aşka dahil olması kitabı daha da keyifli hale getirdi. Okumanızı tavsiye eder, keyifli haftalar dilerim.
Feride
Etiketler:
Bitmeyen Aşk,
Blog,
book,
kitap,
Pınar Kür
4 Mayıs 2016 Çarşamba
Dünya Ağrısı
Ayfer Tunç Türk Edebiyatında en sevdiğim yazarlar arasında."Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek" kitabı haricinde tüm kitaplarını okudum, hayran kaldım. Dünya Ağrısı'nı 2014 yılında almıştım ancak o zaman birkaç kez okumaya başlamış , devamını getirememiştim ki bu bir Ayfer Tunç kitaplarında ilk kez yaşadığım bir durumdu. Ancak nedenini şimdi anlıyorum. Anlatımı akıcı ancak karanlık bir kitap. Bu aralar depresifseniz bu kitabı okumayı ertelemelisiniz diye düşünüyorum. Onun dışında altını çizdiğim o kadar çok cümle var ki.Nacizane küçük eleştirim kitabın sonunun aceleye getirilmiş hissi uyandırması oldu bende. Ama yine de okumanızı tavsiye ederim, kesinlikle zaman kaybı olmaz.
Alıntılar;
-İnsan bir uçurumdur.
-...Hayatta böyle mucizeler yok.Kıssadan hisseler güzel uydurulmuş, sadece dinlemeye teşne olanlara faydalı yalanlar.İnsan öyle filmlerdeki gibi dersini alıp değişmiyor, kafaya darbe yiyip aklı başına gelmiyor.İnsan hamurundaki mayayı değiştiremiyor, hamur bir prça sakinleşiyor sadce, o kadra, belki de yaşlandığı içindir.
---Dünya bir ağrı, hepimizde var ve hepimiz aynıyız.
-Cihanda aşk lazımmış meğer.Belki de tek gerçek anlam buydu ama geri dönüp hayatını değiştiremez."Alemde aşk olmasa köpekten aşağı olurd halimiz."
-...Hem aşk en iyi ihtimalle hastalıktır, çoğu zaman iyileşirsin, iyileşemezsen de ölürsün.
-İnsan yaşlandıkça kısalmasının nedeni bu, kemiklerin kısalmasıyla ilgisi yok, yerçekimi denen şey dünyanın yorgunluğu aslında, bizi yere çeken şey dinmeyen bu yorgunluk.
Çok sevgiler,
Feride
25 Mart 2016 Cuma
Olağanüstü Bir Gece
Burjuva olarak rahat yaşayan ve giderek duyarsızlaşan bir adamın yaşadığı tesadüfi olayların hayatını değiştirmesi üzerine enfes bir kitap. Başlangıçta içine girmekte zorlansam da sonlara doğru elimden bırakamadım. Kısaca yine bir Zweig başyapıtlarından biri.
Kısa kısa sevdiğim cümleler:
-Çünkü sadece kendi kaderlerini bir gizem olarak yaşayabilenlerin gerçek anlamda yaşadıklarına inanıyorum.
-Gençleşmek mi? ...İnsanların geçmişte kalan her şeyin hep bir hata ve ileriye bir hazırlıktan ibaret olduğunu sanmaları genel bir delilik hali herhalde...
Sevgiler,
Feride
Etiketler:
book,
kitap,
olağanüstü bir gece,
Stefan Zweig,
yorum
5 Mart 2016 Cumartesi
Kırmızı Saçlı Kadın /Orhan Pamuk
Okuma listeme aradan birkaç kitap sıkıştırdım bu aralar.Orhan Pamuk'u okumaya "Benim Adım Kırmızı " ve "Cevdet Bey ve Oğulları "ile başladım yıllar önce.Kitaplarının kurgusuna ve akıcılığına hayran olmuştum. Son yıllarda yazdığı kitaplarında malesef o zamanlarda yakaladığım tadı alamadım. Gelelim Kırmızı Saçlı Kadın'a. Akıcı ancak cümlelelerinin kuruluşlarında ,belki baskısal,hatalar çokça dikkatimi çekti. Sanki aceleye getirilmiş gibi geldi bana. Kitapta tek sevdiğim şey Batı'nın ve Doğu'nun efsanelerini kurgu ile başarılı birleştirme şekliydi.
Mutlu haftalar dilerim.
Feride
14 Şubat 2016 Pazar
Stefan Zweig Hayranlığım Üzerine
Stefan Zweig hayranlığım sanıyorum lise yıllarımda babamın önerisiyle "Satranç" kitabını okumamla başladı.Yeniden aklıma düşmesinin nedeni ise http://biposetkitap.blogspot.com.tr/2015/12/2015in-enleri.html postu ile başladı. Bir Kadının Yaşamından 24 Saat ve Bir Yüreğin Ölümü bir kitapta toplanmış iki güzel öykü. Anlatım dili müthiş, altı çizilesi pek çok cümle var her iki öyküde.
Aşağıdaki kitaplarını ise aldım ama henüz okumadım, listeme ekledim;)
Çok Sevgiler,
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Beyaz Zambaklar Ülkesinde son zamanlarda okuduğum en etkileyici kitaplardan biri. Atatürk'ün Türkçe'ye çevrilmesinde etkisi büyüktür zira pek çok ülkede çevirisi bulunmayan bir kitaptır. Johan Vilhelm Snelman önderliğinde Finlandiya'nın geri kalmışlığından nasıl kurtulmayı başardığını anlatmaktadır. "Yolunuza engeller çıkacak, başarısızlıklar olacak, düşmanlarınız, yaptığınız işe karşı gelenler bazen zafer elde edecekler , ama siz sönmeyin.Ümitsizliğe kapılmayın!Hiçbir zaman ellerinizi indirerek vazgeçmeyin ." gibi hayata bakış açımızı değiştierecek kitaplardandır.
Bu vesile ile iyi haftalar diliyorum.
Feride
18 Ocak 2016 Pazartesi
Bin Muhteşem Güneş
29 Aralık 2015 Salı
Aşkın Celladı ve Diğer Psikoterapi Öyküleri
Hangimiz zaman zaman yaşamıyor ki yalnızlık, ölüm korkusu, yaşama amacını yitirme halleri... Kimini kolaylıkla atlatabiliyoruz da kimini de çeşitli yardımlarla zar zor. Irvin Yalom 10 ilginç öykü ile bu temel kaygılar üzerinden psikotreapi öyküleri aktarmış. Ben aylardır fırsat bulup bitiremesem de aslında çok akıcı bir kitap. Beni en çok etkileyen öykü ise "Üç Açılmamış Mektup " oldu.
İyi haftalar diliyorum.
Feride
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

