Blog Listem
9 Ekim 2018 Salı
SİYAH İNCİ
Ah! Son zamanlarda beni etkileyen bu kadar etkileyen hayvanlara ve diğer tüm canlılara olan ilgimi arttıran böyle bir kitap okumamıştım.
Anna Sewell son zamanlarını kas hastalığından dolayı yürüme güçlüğü çektiği için atlara bağımlı hayat yaşamış. Bu sebeple atın otobiyografisini empati gücünü sonuna kadar kullanarak ne güzel yazmış.
Aslında çocuk yetiştirmekle at yetiştirmek arasında fark olmadığını ne de güzel anlattı bana. Bağırmadan , iyi sözlerle , kırmadan da at da çocuk da yetiştirilir.
Özellikle bilgisizlikle ilgili kısım beni çok etkiledi. Şöyleki;
* Kötü kalplilikten sonra dünyadaki en kötü şey bilgisizlik , haberin yok mu? İnsanlar ah! bilmiyordum , kötü niyetim yoktu deyince herşeyin yoluna giriverdiğini sanıyorlar.
Bir de;
*Pratik insanı mükemmelleştirir.
* ... İnsanların savaştan çok güzel bir şeymiş gibi söz ettiklerini duydum.Ah! dedi. Hiç savaş görmemişlerdir herhalde. Kuşkusuz düşman olmadığı , sadece eğitim, geçit töreni ve tatbikat yapıldığı zaman çok güzel. Evet, o zaman çok güzel , fakat binlerce yürekli , iyi adam ve at öldürüldüğü veya bir daha düzelemeyecek şekilde sakatlandığı zaman hiç öyle görünmüyor.
* İyi şans kime eşlik edeceği konusunda çok seçicidir; genellikle de sağduyulu ve iyi yürekli olanları seçer, en azından ben böyle gördüm.
*Bir şey doğruysa , onu yapmanın yolu bulunur; yok yanlışsa , onsuz yapmamamın da yolu da bulunur.
* At çocuk gibidir; Kutsal Kitap'ın dediği gibi , ileride nasıl olmalarını istiyorsan öyle eğit, büyüdüklerinde bu yoldan ayrılmazlar, yani ellerine fırsat geçerse.
* Benim ilkem şu: son verme imkanımız olan bir zulmğ veya yanlışı görüp de bir şey yapmazsak , şuça ortak oluruz.
ŞAİR EVLENMESİ
Şair Evlenmesi'nin batılı anlamda ilk Türk tiyatrosu olduğunu liseden beri ezbere biliyordum. Nedense o dönem okuma gereği hissetmemişim. Geçenlerde Tunalı İş Bankası kitabevinde görünce hemen aldım. Görücü usulü ile evlenmeyi hicveden kısacık bir oyunmuş meğersem. Yazılmış ancak o dönemde oynanmamış.
Merak ederseniz tavsiye ederim.
Çok sevgiler ,
Feride
PAL SOKAĞI ÇOCUKLARI
Asya'nın kitaplığını severek yavaş yavaş oluşturuyorum. Pal Sokağı Çocukları'nı ben de onun sayesinde okudum. Arkadaşlık , düşmanlık , özveri ve sadık olmayı ne de güzel anlatmış Molnar. Boka, Nemeçek, Feri Ats, Pastorlar oyun oynamak arsa için savaşırken büyüklerin arsa ile ilgili ne de akla gelmeyecek (!) fikirleri varmış meğer.Umarım Asya bu harika klasiği benim kadar geç okumaz.
Sevgiler,
Feride
VATAN YAHUT SİLİSTRE
Yine lise yıllarından bildiğim oynanmış ilk Türk tiyatrosu oyunudur. Halkı galeyana getirdiği için Namık Kemal'in sürülmesine
neden olmuş.Okurken oldukça keyif aldım . Tavsiye ederim;)
30 Eylül 2018 Pazar
SOKRATESLE AKŞAM YEMEĞİ
İsmi ile bu kadar alakasız bir kitap okumamıştım diyordum ki ingilizce ismine bakınca taşlar yerine oturdu. "The Business Wisdom of Steve Jobs:250 Quotes from the innovator who changed the world.
Aylak Adam yayınları kitap ismini satış kaygısı ile oldukça değiştirmiş. Kitapta Steve Jobs'un çeşitli mecralarda söylemiş olduğu aforizmlar kitabıdır.Altını çizdiğim cümleler;
*Her işte elinizden gelenin en iyisini yapın. Uyumayın! Başarı beraberinde yeni başarıları getirir, o yüzden başarıya aç olunç Mükemmelliyetçi , nitelikli insanları işe alın.
*Sektör konusunda Beatles'ı örnek alıyorum. Birbirlerinin olumsuz yanlarını kontrol altında tutan dört tane adamdı onlar.Birbirlerini dengelemişlerdi ve bütün , parçaların toplamından harikaydı. benim sektöre bakış açımda öyle: Sektördeki muhteşem işler tek kişi tarafından değil , daima bir ekip tarafından gerçekleştirilir.
*Başarısızlık riskini göze almaya devam ediyorlarsa , hala sanatçılar demektir. Dylan ve Picasso daima başarısızlıkları göze almışlardır.
* Zamanımız sınırlı , o yüzden başkasının hayatını yaşayarak çöpe atmayın o zamanı .. Diğer insanların fikirlerinin gürültüsünün , iç sesinizi bastırmasına izin vermeyin. En önemlisi de , yüreğinize ve içinizdeki sese kulak verecek kadar cesur olun. Her nasılsa , gerçekte nasıl biri olmak istediğinizi onlar zaten biliyorlar.
*Bir gün ölecek olduğunuzu bilmek , kaybedecek bir şeylerin olduğunu düşünme tuzağına düşmenizi engellemenin yoludur. Zaten çırılçıplak kalmışsınız . Kalbinizin sesini dinlememeniz için bir sebep yok.
* Zamanımız sınırlı , o yüzden başkasının hayatını yaşayarak çöpe atmayın o zamanı .. Diğer insanların fikirlerinin gürültüsünün , iç sesinizi bastırmasına izin vermeyin. En önemlisi de , yüreğinize ve içinizdeki sese kulak verecek kadar cesur olun. Her nasılsa , gerçekte nasıl biri olmak istediğinizi onlar zaten biliyorlar.
*Bir gün ölecek olduğunuzu bilmek , kaybedecek bir şeylerin olduğunu düşünme tuzağına düşmenizi engellemenin yoludur. Zaten çırılçıplak kalmışsınız . Kalbinizin sesini dinlememeniz için bir sebep yok.
ŞAHSİYET
Hakan Günday ve Onur saylak siz daha cok elele verin ki hafızasız toplum olduğumuzu kafamıza iyice işleyin ki toplumda bir nebze düzelme olsun . Pedofililere , sapıklara karşı içimizden geçenleri öyle güzel anltmışsız ki elinize sağlık. Oyuncular ,jenerik müzik hepsi de bir bütün olarak mükemmeldi.Bir kız annesi olarak size çok teşekkür ederim.
Diziden çok sevdiğim cümleler
*
Sen adaletle hukuku birbirine karıştırıyorsun. Adalet başka bir şey, hukuk başka bir şey. Senin söylediğin hukuken olması gereken şey, o da hukuk varsa... Ama adalet başka bir şey; adalet bu. Zaten adalet dediğin ne ki? Nefsi müdafaa. İntikam, geç kalmış bir nefsi müdafaa.
*
Zaten ne demiş şair: hayat hatıradır, unutursan ölürsün
Toplum olarak yavaş yavaş ölüyoruz farkında mısınız?
18 Eylül 2018 Salı
CİN AYNASI
Ercan Kesal'ı Nuri Bilge Ceylan filmlerinden tanıyordum ama hekim olduğunu bilmiyordum . Babamın kitaplığında görünce merak ettim , okudum. Kitapta hekimlik anılarının yanında 12 Eylül darbesi, Uludere olayı, Gezi parkı olaylarında vahşice öldürülen Ali İsmail Korkmaz, Hrant Dink gibi olaylardan bahsetmiş.Zaman zaman tekrarlara girse de sanki Ercan Kesal anlattı ben dinledim gibi hissettim. Sonuç olarak beğendiğimi söyleyebilirim.
Altını çizdiğim cümleler;
*Anılar belleğimizin bekçileridir, kalbinizi temizler. İyi bakın
onlara.
* Direnmek
inanmakla ilgili bir şey. İnandığın şeyin bilincinde olmak.
*Kokular , resimler, sesler bizim yeniden hatırlamamızı sağlar ve
tüm bunlar sadece bellek değil insanı insan yapan değerlerin de toplamıdır.
Senaryo ve yönetmenlik dersi verdiğim genç meslektaşlarımı kendi
yaşamlarını incelemeye teşvik ediyorum. Bunu herhangi bir kitap veya metin için
değil, kendileri için yapmalılar. Neler oldu? Sizi buralara ne getirdi? Bunu
bilmek zorundasınız. Başlangıç noktası budur. Beni bu noktaya getiren şeyi
anlamaya çalışıyorum, çünkü yaşamınızın inanılır, amaçsız bir analizini
yapmadan hikaye anlatamazsınız Kendi hayatını anlamıyorsan ne hikayelerdeki karakterlerin
ne de diğer insanların hayatlarını anlayabilirsin.-Kieslowski
1 Eylül 2018 Cumartesi
MÜKAD- MÜHENDİS KADINLAR DERNEĞİ
Derneğimiz
yapı, tesisat ve hizmet sektörlerinden gelen çalışan mühendis ve mimar kadınlar
tarafından Şubat 2018'de kurulmuştur. Eğitimde kız çocuklarının aleyhine olan
fırsat eşitsizliğini gidermeye yönelik genç mühendis ve mimarların
eğitimine katkıda bulunmak temel amaçları arasındadır. Bu amaçları
gerçekleştirebilmek için dergi, kitap yayınlar çıkarma hedeflerinin yanında Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerine katkı
sağlayacak araştırma, değerlendirme, bilinçlendirme projeleri hazırlama –
yürütme çalışmaları bulunmaktadır.
Bu güzel oluşuma ben de Haziran
ayında dahil olarak denetim kurulu üyeliğine seçildim. Amacımız derneğimizin
üye sayısını arttırarak başarılı çalışmalara imza atmaktır.Bu
kıymetli oluşuma tüm mühendis ve mimar kadınlarımızı bekliyoruz.
Çok sevgiler ,
Feride
Çok sevgiler ,
Feride
MECBURİYET
Zweig'e neden bu kadar hayran olduğumu bu 50 sayfalık kitapta daha iyi anladım. İnsanının iç dünyasını bu kadar iyi analiz eden , anlatmak istediğini dolandırmadan anlatan ender bir yazar çünkü.
Kitabımızın kahramanları Paula ve ressam Ferdinand çifti svaaştan kaçarak İsviçre'de yaşamaktadır. Bir gün Ferdinand'a konsolosluktan savaşa çağrılma celbi gelir. Karısı teslim olmasına şiddetle karşı çıkar. Önce, Ferdinand'a görev duygusu ağır basar ve teslim olmaya gider.
Tam sınırdayken savaş vahşetinden dönenleri görür. Gördüklerinden felce uğramış gibi orada öyle kalakalır ve insanlık suçuna ortak olmamak için tekrar dönüş trenine binerek evine , karısına döner. İçinde savaş ve vahşet olan tüm sonlar bu şekilde bitse değil mi?
Beni etkileyen cümleler;
.... Fakat kendi irademe rağmen gideceğim, onların güçlerinin korkunçluğu da bu değil mi zaten; insanın kendi iradesine , kendi inancına rağmen onlara hizmet etmesi değil mi, korkunç olan?
.....Ben de tek bir vazifem olduğunu biliyorum , insan olmak ve çalışmak. İnsanlığın ötesinde vatanım yok benim, insanları öldürmek gibi bir isteğim , hırsım yok, bunların hepsini biliyorum Paula.
....Mutluluğumuz için yıllarca uğraştık ve ben onu senin gibi devlete , cinayete senin kibrine ve zayıflığına kurban etmeyeceğim.
...Aksini düşünmene rağmen dünyanın işlediği bu en büyük suça ortak olacak mısın , olmayacak mısın? Çünkü itiraz etmeyen , karşı koymayan herkes suç ortağıdır.
... İnsanlar , insanlar , bana ne insanlardan ? diye bağırdı karısı. Sen savaşta vurulup düştüğünde ya da eve sakat döndüğünde insanların bana ne faydası olacak? İnsanlar umurumda değil, onların merhametinden , sevgisinden , minnettarlığından bana ne?- Ben seni insan olarak , özgür bir insan olarak görmek istiyorum, özgür ve canlı. Özgür olmanı istiyorum, insana yakışır biçimde özgür olmanı istiyorum, ölüme koşan bir asker olarak değil..
EDEBİYAT MUTLULUKTUR
Bu sıralar bloguma girmeye fırsat bulamasam da bebekli bir çalışan olarak iyi okuyorum. Bu yıl için hedef koyduğum 52 kitaba emin adımlarla yaklaşıyorum. Genellikle bir klasik ,ki şu anda Karamazov Kardeşleri , bir de metroda okumak için ince kitapları tercih ediyorum. Böylelikle daha çok kitap bitirip hayatıma yenilikler katıyorum.
Zülfü Livaneli bu kitabında Vatan gazetesinde yazdığı yazılardan edebiyat ile ilgili olanları derlemiş. Okurken çok keyif aldım. Yalnız son sayfasında Yaşar Kemal ile ilgili olan kısım Yaşar Kemal 'i anlattığı kitapta da olduğundan sıkıcı buldum. Bu kitapla birlikte okunacaklar listem yine kabardı.
Alıntını çizdiğim cümleler;
* Rönasans yaratıcılığı insanların birden fazla disiplinle meşgul olması ve bir çok alanda eser vermesi anlamına gelir. Bir şair aynı zamanda ressam da olabilir, tıp alanında da çalışabilir , müzik de besteleyebilir. Hatta ondan böyle bir insan olması beklenir. Rönasans hümanisti evrensel düşünmeli , birkaç dil konuşmalı , felsefe ile ilgilenmeli, şiir yazmalı ve bu alanlarda eser vermelidir. Rönasans aydını böyle bir insandır. Ve tarih boyunca hiç kimse şaşırmamıştır bu duruma.20.yy insanı başarıya odaklanmıştır. Kariyer saplantısına düştüğü için bu kavrama sırt çevirmiştir. Bu nedenle tek boyutlu yarartıcılr normal karşılandı.
* Bugünkü sıkıntılarımızın temelinde kimliğimizi , kişiliğimizi yitirmenin bizi biz yapan değerleri dışlayıp taklit değerlerin peşine takılmamnın kısacası bir kültür krizinin yattığına inanıyorum.
* Bertolt Brecht'in eserlerini besteleyen ünlü Alman besteci Hans Eisler şöyle diyordu:
"Sadece müzikten anlayan , müzikten hiçbir şey anlamaz.
19 Temmuz 2018 Perşembe
SON DÖNEMDE OKUDUKLARIM
Kendime haftalık, aylık, yıllık hedefler koydum ki daha çok okuyabileyim. Özellikle aynı anda 2 kitap okuyarak dünya klasiklerine de ağırlık veriyorum.
Dostoyeski hayranlığım giderek artıyor. Şu an Karamazov Kardeşleri okumaktayım.
Geçtiğimiz aylarda okuma listem ;
- İşte Matisse - Catherina Ingram
-İşte Van Gogh - George Roddam
-Müfettiş- Gogol
-Alice Harikalar Diyarında-Lewis Caroll
-Yaşar Kemal -Zülfü Livaneli
-Elia ile Yolculuk - Zülfü Livaneli
-Tatsız Bir Olay- Dostoyevski
-Edebiyatın Kısa Tarihi- John Sutherland
-Lou Özgür Bir Kadının Öyküsü- Françoise
-Karatay Diyeti- Canan Efendigil Karatay
Yıllık hedef takibim için Goodreads sitesini kullanıyorum.
Hesabım ;
https://www.goodreads.com/user/show/63487978-feride-akmanus-a-kg-z
Çok sevgiler;=)
Dostoyeski hayranlığım giderek artıyor. Şu an Karamazov Kardeşleri okumaktayım.
Geçtiğimiz aylarda okuma listem ;
- İşte Matisse - Catherina Ingram
-İşte Van Gogh - George Roddam
-Müfettiş- Gogol
-Alice Harikalar Diyarında-Lewis Caroll
-Yaşar Kemal -Zülfü Livaneli
-Elia ile Yolculuk - Zülfü Livaneli
-Tatsız Bir Olay- Dostoyevski
-Edebiyatın Kısa Tarihi- John Sutherland
-Lou Özgür Bir Kadının Öyküsü- Françoise
-Karatay Diyeti- Canan Efendigil Karatay
Yıllık hedef takibim için Goodreads sitesini kullanıyorum.
Hesabım ;
https://www.goodreads.com/user/show/63487978-feride-akmanus-a-kg-z
Çok sevgiler;=)
29 Nisan 2018 Pazar
KINALI ASYA
ELA GÖZLÜ PARS CELİLE
Osman Balcıgil bu kitabında Nazım Hikmet'in annesi Celile Hanım'ın hayatını konu alıyor. Celile hanım üzerinden Osmanlı'nın yıkılış, milli mücadele dönemi ve Nazım Hikmet'in haksız yere 13 yıl cezaevinde yatmasını konu alıyor.
Kitapta yer yer tarihsel dipnotlar çok aydınlatıcı olmuş. Mesela, sözde dinci ve ahlak yoksunu, küçük çocuğa tacizde bulunan ,Hüseyin Üzmez 1952 yılında Nazım Hikmet'in avukatı Ahmet Emin Yalman'ı Nazım'ı savunan yazıları sebebi ile tabancayla vurmuştur.
Her insan yaşamında bir kez yanlış kişiye aşık olur. Celile Hanım da Yahya Kemal Beyatlı'ya aşık olmuştur. Ve uğruna iki çocuğunun babası Hikmet Bey'den ayrılmıştır. Kitaba ismini veren "Ela Gözlü Pars" şiiri Yahya Kemal Beyatlı tarafından kendisine yazılmış olsa da kitaba adını vermeyi haketmiyor bence. Yahya Kemal ilişkisine sahip çıkamıyor ve Celile hanımdan ayrılıyor. İleri ki yıllarda tüm yazarlar Nazım Hikmet'in haksız yere hapiste tutulduğuna dair imza kampanyaları ve demeçler veriyorlar. Ancak, aynı zamanda eski öğrencisi olan Nazım'a hiç bir şekilde destek vermiyor.
Yazarın dili çok sürükleyici olmasa da tarihsel birikim sağlaığı için okumanızı tavsiye ederim.
Sevgiler ,
Feride
18 Nisan 2018 Çarşamba
ASYA İLE İSTANBUL
İstanbul'a defalarca gittim ancak hiç bu kadar keyif almamıştım. İnsan yavrusu ile hayata gerçekten yeniden başlıyor.Geçen Cumartesi hava çok soğuktu şansımıza. O sebeple müze gezmeye karar verdik. Sakıp Sabancı Müzesi, Emirgan Korusu ve Rahmi Koç Müzesine gittik. Özellikle Rahmi Koç Müzesine hayran kaldık. Asya biraz daha büyüsün tekrar gitmeyi planlıyorum.
Çok sevgiler ,
Feride
10 Nisan 2018 Salı
ASYA 1 YAŞINDA
Asyam senin kadar güçlü, hayata bağlı, hareketli bir bebekle karşılaşmadım. İyiki doğdun , umarım her zaman yanında olabilirim.Seni çok seviyorum.
5 Nisan 2018 Perşembe
GORDİON MÜZESİ
SON DÖNEMDE NELER OKUDUM
Son dönemlerde Asya Hanımdan dolayı evde çok az okuyabiliyorum. Ancak işe giderken metroda okuyabiliyorum . Son dönemde okuduğum kitaplar;
1- Azla Mutlu Olmak - Francine Jay
2- Gece Sesleri- Ayşe Kulin
3- Savaş Sanatı- Sun Zi
4- İvan İlyiç'in Ölümü- Tolstoy
5- Ermiş- Halil Cebran
6- İş Yaşamında Ufak Şeyleri Dert Etmeyin.- Richard Carlson
7- Bir Çöküşün Öyküsü - Stefan Zweig
8- Havva'nın Üç Kızı - Elif Şafak
İçlerinden en çok Savaş Sanatı ve İvan İlyiç'in Ölümü kitaplarını çok sevdim.Okumadıysanız mutlaka listenize ekleyin;)
Çok sevgiler,
1- Azla Mutlu Olmak - Francine Jay
2- Gece Sesleri- Ayşe Kulin
3- Savaş Sanatı- Sun Zi
4- İvan İlyiç'in Ölümü- Tolstoy
5- Ermiş- Halil Cebran
6- İş Yaşamında Ufak Şeyleri Dert Etmeyin.- Richard Carlson
7- Bir Çöküşün Öyküsü - Stefan Zweig
8- Havva'nın Üç Kızı - Elif Şafak
İçlerinden en çok Savaş Sanatı ve İvan İlyiç'in Ölümü kitaplarını çok sevdim.Okumadıysanız mutlaka listenize ekleyin;)
Çok sevgiler,
2 Nisan 2018 Pazartesi
KÖK HÜCRE BAĞIŞÇISI OLDUM
Ne zamandır aklımdaydı kök hücre bağışçısı olmak. Bir insanın hayatını sağlıklı bir şekilde sürdürmesine yardımcı olabilmek kadar güzel şey var mı şu hayatta?
Ben Ankara karanfil sokakta bulunan Türk Kızılay'ı ofisinde verdim. İşlem oldukça basitti. Önce sağlık beyan formu dolduruyorsunuz. Ardından küçük bir miktar kan örneği alınıp bağış için uygun olup olmadığınız kontrol ediliyor.Benimkini uygun buldular. Ve böylelikle bir tüp kan verdim. Umarım ihtiyaç sahibine can olabilirim. Keşke Türkiye'de de Avrupadaki gibi vatandaşlarımız bilinçlense ve yaygınlaşsa.
Çok sevgiler,
Feride
7 Mart 2018 Çarşamba
İNSAN NE İLE YAŞAR?
İlk defa bir Tolstoy kitabı okudum. İçinde 6 öykü var. Öykülerin konusu sevgi, kötülere karşı boyun eğmek zorunda kalsan da kötülükle karşılık vermeme ve inançlı olmak üzerine. Çok etkilendim ve kendi kendimi sorguladım. Tavsiye ederim;)
Çok sevgiler,
17 Şubat 2018 Cumartesi
ZEYTİNDAĞI
Cemal Paşa'nın yaverliğini yapmış Falih Rıfkı Atay'ın anılarından oluşan muhteşem bir kitap..Keşke yöneticilerimiz bu kitabı okumaya vakit ayırabilseydi de Orta doğu politikamızı ona göre şekillendirebilseydi. Tarih hep tekerrürden ibaret değil mi zaten?
Kitaptan altını çizdiğim kısımlar:
.....İki hikaye işittim. Masal olmadığı için anlatayım:
Cemal Paşa artık ordu komutanı değildir.Mütareke yakındır.Artık harbe niçin girdiğimiz tartışılabilir, büyük adamların küçük adamları adam yerine saymak ve onlarla görüşmek sırası gelmiştir. Arkadaşım Y.K bahriye çatanası içinde Büyükada'ya giderken sordu:
-Paşam söyler misiniz, bu harbe ne için girdik?
Ve üç dört yıl içinde bunalttığı bir nefesi boşalmış gibi ohlayarak bekledi.İşte cevap:
-Aylık vermek için!
Ve ilave etti:
-Hazine tamtakırdı. Para bulabilmek için ya bir tarafa boyun eğmeli , ya öbür tarafla birleşmeli idik.
Kırtasiye ve maaş imparatorluğunun tarihi işte böyle biter.
Bu fıkranın belki büyük bir değeri olmayacaktı, eğer sonraları şu hikayeyi işitmeseydim:
Sakarya'ya yaklaşıyoruz. Bir millet olarak kalmak için harbetmek ve muzaffer olmak lazımdır. Tam o zaman da maliye durmuştur. İlim , ihtisas ve tecrübe Mustafa Kemal'e hükmünü söylüyor:
-Hazinede para kalmamıştır, bulmak ihtimali de yoktur.
İlim, itisas, tecrübe...Büyük kelimeler, büyük ve korkunç! Verdiği karar da şu: Türk milleti istijklalini ödeyemez!
Aylık vermek için harbi bırakmak lazımdı.
Mustafa Kemal'in kararı bu değildi. Vatan ve istiklal idi. En iyi kanunu arayıp buldu: "Milletin nesi var, nesi yoksa yüzde kırkını vatan savunması için verecektir."
Sakarya, Dumlupınar, İzmir ,Lozan ...hepsini böyle ödedik.
Mustafa Kemal, Büyük Harbe girmek aleyhinde idi:
Kafa ve sanat adamı olduğu için!
Mustafa Kemla Kurtuluş Harbini bırakmak fikrinde asla bulunmadı: Vatan adamı olduğu için !
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









