Blog Listem

27 Şubat 2017 Pazartesi

OSMANCIK





Osmancık, Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarını anlatan belli ki ciddi araştırmalar sonucu yazılmış harika bir Tarık Buğra romanıdır.Kitap, Osman Bey'in Osmancık'tan Osman Gazi Hana dönüşümünün öyküsünü anlatmaktadır. Özellikle kayın pederi Şeyh Edebali'nin nasihatleri ile karakterinin ve hayata bakışının şekillenmesi kısımları beni çok etkiledi.

Şeyh Edebali'nın o etkileyici öğütlerinden bazıları:

Dünya'yı bize büyük gösteren bizim küçüklüğümüzdür.Hırsımız, sabırsızlığımız, bencilliğimizdir. Önce bunların yüzünden küçülüyor, sonra da dünyayı çok büyük görüyoruz.
Ey Osmancık; beğsin. Bundan sonra öfke bize, uysallık sana; güceniklik bize, gönül alma sana;suçlama bizde, katlanma sende;bundan böyle, yanılgı bize, hoş görmek sana; aciz bize, yardım sana; geçimsizlikler, uyuşmazlıklar,anlaşmazlıklar bize;adalet sana; kötü göz bize şom ağız bize haksız yorum bize, bağışlama sana.Ey Osmancık; bundan böyle, bölmek bize, bütünlemek sana;üşengenlik bize, gayret sana;uyuşukluk bize, rahat bize, uyarmak şevklendirmek, gayretlendirmek sana.

Kısaca tarih kitaplarında bulamayacağınız detaylarla Kayı Boyu'ndan Osmanlı İmparatorluğu'na götüren karakteri ve anlayışı ile Osman Bey'i tanımak adına okunması gereken bir kitaptır.

Çok sevgiler,

Feride 


Kamyon

Kamyon seçme öykülerden oluşan Sabahattin Ali öykülerinden oluşan bir kitap.Öyküler Değirmen, Kağnı, Ses, Yeni Dünya kitaplarından seçmelerden oluşuyor. Okuması oldukça kolay ve etkileyici olan bu öyküleri okumanızı tavsiye ederim. Ben en çok bir çingenin sevdasını anlatan Değirmen öyküsünü beğendim.

Değirmen öyküsünde altını çizdiğim kısım;

..."çiçeklerin açtığı mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir... Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde veya ışığı altında sabaha kadar dolaşmak, bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak, söz aramızda gene hoş şeydir. Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaYa tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir."

Çok sevgiler, 
Feride

MARTI JONATHAN LIVINGSTON

Martı'yı ikinci okuyuşum aslında. https://kitapgunesim.blogspot.com.tr/ 'de bir zamanlar yasaklı kitaplar arasında olduğunu öğrenince nedense tekrar okuma ihtiyacı hissettim. Jonathan sürüden çıkan,  yaşamanın pek çok keyifli yönünü keşfe çıkan bir martıdır. Cesaretimizle cehaletimizi kırıp, becerilerimizi , yeteneklerimizi ve zekamızı kullanarak kendimizi bulabilir,kendimiz olabiliriz. En önemlisi nasıl özgür olunabilineceğini en iyi anlatan öykülerden biridir.
Altı çizilesi pek çok cümle vardı:

..."Hangi sorumsuzluk kardeşlerim?" diye bağırdı.Yaşamın gerçek anlamını arayan, bulmaya çalışan bir martıdan daha sorumluluk sahibi biri olabilir mi? Bin yıldır yaptığımız tek şey balık peşinde koşmak. Artık yaşamak için bir nedenimiz olmalı;öğrenmek, keşfetmek , özgür olmak gibi.

...Cennet bir yer, bir  mekan değildir, bir zaman dilimi değildir. Cennet öğrenmektir, mükemmelliktir.
....Çünkü rakamlar sınırları belirler; iyinin, mükemmelin sınırları yoktur.Mükemmel hıza ulaşmak oğlum, orada olmak demektir.
...Eğer ne yaptığını iyi biliyorsan her zaman başarırsın. Başarmak için ne yaptığını bilmek gerek.
...En yüksekten uçan martı, en uzağı görendir.
... Düşüncelerinizin zincirlerinden kurtulun, bedenlerinizin zincirlerini kırın...
... Uçmak bir martının en doğal hakkı, özgürlük onun doğasında varsa; gelenekler, batıl inançlar ya da herhangi bir şekildeki sınırlandırmalar, tümü bir kenara bırakılmalıdır.


Çok sevgiler,

Feride

11 Şubat 2017 Cumartesi

ANKARA,MON AMOUR


Ankara Mon Amour'u 7 yıl önce almışım. Geçenlerde kütüphanemi düzenlerken okumadığımı fark edip başladım okumaya. Hamileliğin sonlarına yaklaştıkça okuma hızımda oldukça düşme oldu ne yazık ki:(Kitabın konusuna gelince,  1970'li yıllarn  Ankara'sında geçen içinde bir de aşk öyküsü barındıran akıcı,hüzünlü bir kitap. Kitap Suna , Emel ve Ömer gözünden üç ayrı şekilde anlatılmış. Altı çizilesi pek çok cümle vardı:

"Suna'ya göre her edebiyatın bir mevsimi vardı. kış geceleri büyük rus romanlarına, yaz ayları amerikan öykülerine, sonbahar tek başına edip cansever'e, ilkbahar ise fransız klasiklerine ayrılmalıydı. ingiliz edebiyatı mevsimsizdi tabii ki."

Bu arada Şükran Yiğit'in İletişim'den çıkan iki kitabı daha varmış. Onları da en kısa süre içinde okumayı planlıyorum.

Sevgiler,
Feride

15 Ocak 2017 Pazar

İnsan Olmak



Her kitabın doğru zamanda okunması diye bir gerçek var onu bu kitapta daha iyi anladım. Kütüphaneme 2011 yılında dahil etmişim ancak yeni okuma fırsatım olabildi. Aslında tam da zamanıymış. Ebeveyn olmaya hazırlanırken özellikle "birey ve toplum" ve "anne-baba ve çocuk" bölümleri benim için çok faydalı oldu. Kitapta özellikle "yalnızlık" , "sorumluluktan kaçış", "ortak yaşam ilişkisi" bölümlerinde kendimi çokça sorguladım.Altı çizilesi o kadar çok yer vardı ki hepsini paylaşmam mümkün değil malesef. Aşağıda özellikle bizim toplumumuzda var olan sorumluluktan kaçış bölümünden küçük bir alıntı yapmak istiyorum. Kısaca kişisel gelişim kitabından öte bir kitap. Okumanızı  tavsiye ederim.

Sorumluluktan Kaçış, syf 105
Toplumumuz bireylerinde oldukça yaygın bir biçimde görülen bir olgu da, kendi zamanının yönetim sorumluluğunu üstlenmemeyi öğrenmemiş olmaktır. Ne var ki, eyleme geçmeyi ertelerken organizmanın harcadığı enerji, o eylemi gerçekleştirerek harcadığı enerjiden çok daha fazla olduğu gibi, kişinin kendisine saygısının azalmasına neden olur.

İyi haftalar,

Feride


13 Ocak 2017 Cuma

Hamilelik Doğum ve Bebek Bakım Kitabı



Hamile olduğumu öğrenir öğrenmez aldığım ilk kitaptı. Ayşe Öner öz olarak bilmemiz gereken her türlü bilgiyi vermiş kitabında.Emzirme ve süt sağma ile ilgili vcd hediyesi var ondan da oldukça faydalandım.Ayşe Öner'in bir de Baby Joy'da annelik sanatı programı var dinlemesi oldukça keyifli. Taze anne-babalara tavsiye ediyorum.

Çok sevgiler,

Feride

4 Ocak 2017 Çarşamba

İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar



Öncelikle 2017 'nin hepimize sağlık , huzur, barış, başarı getirmesini diliyorum. 
Yeni yıla Zweig okuyarak girdim yine;) Can Yayınlarından çıkan minikitap serileri ilgimi ne zamandır çekiyordu. Zweig'ın okumadağım kitaplarından birinin de bu seride olduğunu görünce dayanamayıp aldım. Mini kitaptan okuması oldukça keyifliydi.Umarım basılan kitap sayısı çoğalır.
Gelelim kitaba; kitapta tarihte geçen olaylardan on dört hikaye sunuluyor.Bunlar;
1 - Ö
lümsüzlüğe Sığınış: Büyük Okyanusun Keşfi
2 - Bizans'ın Fethi
3 - George Friedrich Handel'in Dirişi
4 - B
ir Gecelik Dâhi: Marseillaise
5 - Waterloo:Dünyanın Yazgısını Belirleyen An
6 - Marienbad Ağıdı:Goethe Karlsbad ile Weimer Arasında
7 - Eldorado'nun Keşfi: J.A.Suter
8 - Bir Yiğitlik Ânı: Dostoyevski, Petersburg, Semenovsk Alanı
9 - Okyanusu Aşan İlk Söz: Cyrus W.Field
10 - Tanrı'ya Sığınış: Tolstoy
11 -Güney Kutbu İçin Savaşım:Kaptan Scott 
12 -Mühürlü Tren: Lenin

13 -Cicero
14 -Wilson'un Başarısızlığı

Kitabın beğendiğim iki yönü oldu. Birincisi tarih kitaplarımızda okutulan olayları bir de batılı bir yazarın bakış açısıyla tekrar değerlendirdi.Diğeri de insanlığı etkileyen pek çok önemli olayı ve kişilerini bilmiyormuşum onu fark ettirdi.Özellikle Güney Kutbu İçin Savaşım bölümünün mükemmel anlatımı nedeniyle bile okumanıza değer bir kitap diye düşünüyorum.
Çok sevgiler,
Feride