Blog Listem
20 Temmuz 2017 Perşembe
Sade
Sadeleşmek aylardır kafa yorduğum konulardan biri.Bu konuda pek çok kitap aldım. Başlangıcı "Sade " ile yaptım. Kitap gardırop, ev , yemek, egzersiz, ilişkiler, para, iş hayatı ve teknoloji konularını ayrı ayrı inceleyerek anlatmış. Okurken çok keyif aldım. Sıra uygulamaya geçmekte. Zamanla başaracağımı düşünüyorum.
Kitap bu güzel alıntı ile başlıyor:
Mükemmelliğe eklenecek bir şey kalmadığında değil, çıkarılacak bir şey kalmadığında ulaşılır.
Antoine de Saint -Exupery
Sevgiler,
Feride
Mevsimlerle Gelen Lezzetler
Mutfakta zaman geçirmekten , yeni tatlar denemekten keyif alıyorum. Yemek kitapları alıp okumaya da ayrıca vakit ayırmaya gayret ediyorum.
Tijen İnaltong bu kitabında yalnızca mevsimlere göre tarifler değil, bilmediğim pek çok otun açıklamasının yanı sıra sağlıklı beslenme düzeni oluşturabilmek için neler yapmamız gerektiğiyle de ilgili faydalı bilgiler içeren bir kitap hazırlamış.
Kitapta hoşuma giden bir cümle ile bitireceğim:
-Bir İspanyol atasözüne göre iyi bir salata yapmak için dört kişi gerekir. Zeytinyağı için müsrif biri, sirke için cimri biri, tuz için danışman, hepsini karıştırmk içinse bir deli.
Sevgiler,
Feride
Tijen İnaltong bu kitabında yalnızca mevsimlere göre tarifler değil, bilmediğim pek çok otun açıklamasının yanı sıra sağlıklı beslenme düzeni oluşturabilmek için neler yapmamız gerektiğiyle de ilgili faydalı bilgiler içeren bir kitap hazırlamış.
Kitapta hoşuma giden bir cümle ile bitireceğim:
-Bir İspanyol atasözüne göre iyi bir salata yapmak için dört kişi gerekir. Zeytinyağı için müsrif biri, sirke için cimri biri, tuz için danışman, hepsini karıştırmk içinse bir deli.
Sevgiler,
Feride
Amok Koşucusu
Yine hayranlıkla okuduğum bir Zweig eseri. Bir solukta bitirilen ama etkisinden günlerce çıkılamayan türden.Okumanızı tavsiye ederim.
... evet amok, şöyle oluyor: bir Malezyalı, herhangi bir sıradan, kendi halinde adam içkisini içiyor... ruhsuz, ilgisiz, donuk bir biçimde oturuyor oracıkta... tıpkı benim odamda oturduğum gibi... sonra ansızın ayağa fırlıyor, hançerini kapıyor, sokağa fırlıyor... dosdoğru koşuyor, dosdoğru... nereye gittiğini bilmeden... yoluna ne çıkarsa, insan olsun hayvan olsun, hançerini saplıyor, akan kan onu daha da çıldırtıyor... ağzı köpürüyor, kudurmuş gibi uluyor... ama koşuyor, koşuyor, koşuyor, ne sağa bakıyor ne sola, acı acı haykırarak, elinde kanlı hançeriyle, korkunç koşusunu sürdürüyor... Köylerdeki insanlar o gelirken uyarmak için 'amok! amok!' diye haykırırlar ve herkes kaçışır... ama o, bunları hiç duymadan koşar, görmeden koşar, önüne çıkanı devirir... sonunda kuduz bir köpeği vururcasına vurup öldürürler onu ya da o, ağzından köpükler çıkararak yere yığılıp kalır.
Sevgiler,
Feride
ASYA
Kokusuyla gülüşüyle günümü şenlendiren canım kızım hoş geldin. Annelik duygusu meğer ne güzelmiş.Sağlıklı uzun ömürlerin olsun. Seni çok seviyorum.
Feride
3 Mart 2017 Cuma
Tembellik Hakkı
Öncelikle bu kitabı okuma listeme almamı sağlayan sevgili Deep'e teşekkürlerimi sunuyorum.Çünkü bir endüstri mühendisi olarak çalışma hayatına ve üretime hiç bu taraftan bakmadan yıllarım geçivermiş.1800 'lü yıllarda insanların günde 15 saat çalıştığı bir düzenden bahsediyor Lafargue. Çalışarak ve daha fazla tüketerek aslında kendi sefaletimizi kendimizin arttırdığımızdan bahsediyor aşağıdaki gibi:
Çalışmanın yasal olarak dayatılması , fazla zahmetlidir, çok şiddet gerektirir ve fazla gürültü patırtı yaratır;açlık ise ,tersine, yalnızca huzurlu, sessiz, bitmek bilmez bir baskı oluşturmakla kalmaz, çalışmanın ve sanayinin en doğal saikiymiş gibi, en güçlü çabaları da kışkırtır.
İngiltere'de sonradan farkına varılan ve iktisatçıların İngiliz sanayisinin iflas edeceğini savunmasına neden olan çalışma saatlerinin on saatten fazlasının yasaklanması onu dünyanın birinci ulusu olmasını engellememiştir. Tam tersine insan üretkenliğini arttırmak için çalışma saatlerini azaltmak gerektiği, ücret ve tatil günlerini arttırmak gerektiği çürütülemez biçimde kanıtlanmıştır.
Kısacası farklı bir akış açısı kazanmak için bir akşamınızı ayırarak okumanızı tavsiye ederim.
Son sözü kitabın alıntısıyla noktalayayım;)
"Tembellik edelim her konuda;
sevmek, içki içmek, bir de tembellik etmek hariç."
Çok sevgiler,
Feride
Feride
Cimri
İlk defa tiyatro türünde bir eser okudum. Oldukça da keyif aldım.Okurken cimriliği ile sınırları zorlayan Harpagon karakteri 17.yüzyıl Fransız para düşkünlerine gönderme yapıyor. Oyun 5 perdeden oluşuyor.Ankara'da oyunun oynandığı program bulamadım ama İstanbul'da Çevre Tiyatrosu tarafından oynanmaktadır. Kısacası okumanızı veya oyunu seyretmenizi tavsiye ederim;)
Çok sevgiler,
Feride
28 Şubat 2017 Salı
Yaza Yolculuk
Tomris Uyar okumaya geçen sene başladım. Otuzların Kadını, Aramızdaki Şey, İpek ve Bakır öykü kitaplarını okudum. Yaza Yolculuk ise bu soğuk kış günlerinde bana kısacık da olsa yazı getiren harika öykülerden oluşan bir kitap. Tomris Uyar bu öyküleriyle Sait Faik Ödülüne layık görülmüş. Özellikle "Gülümsemeyi Unutma" ve "Ölen Otelin Müşterileri" öykülerinden ayrıca bir keyif aldım.
Çok sevgiler,
Feride
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)